Usturlab’ın Serüveni

13. Yy İslam dünyası tüm değerleri ile insanlık tarihi açısından çok özel bir yere sahiptir. Pek çok İslam alimi yetiştiği bu dönem yapılan çalışmaların içeriği bakımından gelecek dönemlerde yapılan çalışmaların temelini oluşturmuştur. İşte bunlardan birisi de Meryem el İcliyye ismiyle anılan ve kendi ismiyle anılan usturlabı bulan kadın bilim insanıdır.

Aslında çok var ama adları anılmıyor

Bilim adamı tabiri insanlık tarihi boyunca kullanılmış olsa da hafızalarda sadece erkeklerin bu alanda çalışmalar yaptığı algısı oluşmuştur. Oysa erkekler kadar kadınların da bilimle uğraştığını bilmemiz gerekmektedir. Mesela İslam tarihindeki ilk hemşirenin, ilk sahra hastanesinin veya dünyanın ilk üniversitesinin kurucusunun Müslüman bir kadın olduğunu ya da insanlık tarihinde bilinen ilk kadın doktorların Eski Mısır’da yaşadığını pek çoğumuz bilmeyiz…

Özellikle İslam’ın ilk asırlarında hanımlar sosyal ve ilmî hayat içinde çok daha aktif rol almışlardı. Hz. Peygamber dönemindeki savaşlarda hemşirelik görevinde bulunan kadınların yanı sıra hadis, fıkıh ve benzeri dinî ilimlerde faal oldukları görülür. Fen ilimlerindeki gelişmelere paralel olarak kadınlar matematik, tıp ve astronomi gibi alanlarla da ilgilendiler. Ancak bunlar çoğunlukla kayıtlara geçmediğinden Müslüman toplumunda kadınların bilim ve teknolojinin ilerlemesine katkılarını kestirmek hayli güçtür. Kurtubalı Lubana (ö. 984) iyi bir matematikçiydi. Saray kütüphanesinin başında bulunuyordu, bazı ilimlerde ileri derecede birikim sahibiydi. Kaynaklarda verilen bilgilere göre son derece karışık geometrik ve cebir problemlerinin çözümünde mahirdi. Aynı yüzyılda Bağdat’ta yaşamış olan Suteyta el-Mehâmali (ö. 987) de iyi eğitim almış hanımlardandı. Eğitimli bir aileden gelen Suteyta, babasından ve döneminin önde gelen âlimlerinden dersler okudu. Arap edebiyatı, hadis ve fıkıh ilimlerinin yanı sıra matematikte dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Kaynaklara göre hesap (aritmetik) ve ferâiz (miras hesaplamaları) konularında bilgisi son derece ileriydi ki, matematiğin bu konuları onun zamanında yeni yeni gelişmekteydi. Ayrıca cebir ilminde gayet yetenekliydi ve diğer matematik çiler tarafından ortaya atılan bazı denklem problemlerinin çözümünde yeni yöntemler geliştirmişti. Söylendiğine göre matematikteki kabiliyeti, hesaplamalardaki başarılarının çok çok ötesindeydi. Endülüs’te ise astronom ve matematikçi Mesleme el-Mecritî’nin (ö. 1007) kızı Fatıma el-Mecritiye (Madridli Fatıma) de babası gibi astronomi üzerinde çalışmış, usturlab aleti yapımında, gezegenlerin ve yıldızların konumlarını gösteren tabloların hazırlanmasında babasının telif ettiği eserlere yardım etmiştir.

Kadınlar her alanda vardılar

Tıptan edebiyata İslam medeniyetinde ilk hemşire unvanı Rufeyde bt Sa’ad el-Eslemiye’ye verilmiştir. Rufeyde tıpla ilgili bilgileri doktor olan babasından öğrenmiş, başka kadınları da ilk yardım konusunda eğitmiştir. Onun yanı sıra erken dönem İslam tarihinde ismi geçen başka hemşireler de vardır: Nuseybe bt Ka’ab el-Mazeneya, Uhud Savaşı’nda (625) Müslüman yaralı savaşçılara hemşirelik hizmeti sunmuştur. Ümmü Sinan el-İslamî (Ümmü İmara olarak da bilinir) Müslüman olmuş ve Peygamber Efendimizden yaralı Müslümanları tedavi etmek ve susamışlara su vermek üzere izin istemiştir. Ümmü Mateve’ el-Eslemiye Hayber Savaşı’nda sonra gönüllü olarak orduda hemşirelik yapmıştır. Ümmü Varaka bt Haris Bedir Savaşı’nda hemşirelik yapmış, ayrıca Kur’an’ı Kerim’in toplanması çalışmalarına katılmıştır.

Meryem El Usturlap

Meryem El-İcliyye’nin çok sıra dışı bir hikâyesi vardır. 10. yüzyılda yaşayan birçok kadının aksine o, kendisine bir meslek edinmiş ve bugüne kadar hep alet yapım becerisiyle anılır olmuştur. El-icliyye, Bağdat’ta ünlü bir usturlap yapımcısının çırağı olan babasının öğrencisi olmuştur.
El-Usturlabı olarak da bilinen El-İcliyye, Suriye’nin kuzeyindeki Halep şehrinde usturlap imal etmekteydi. İşvereni 944 ve 967 yılları arasında şehrin yönetimini elinde bulunduran Seyfüddevle’ydi. El-icliyye, erken dönem İslam medeniyetinde bilim alanında çalışan bir kadının belgelendiği ender örneklerinden biridir.

Nedir Usturlap ?

Usturlabın İngilizcesi Astrolabe ve anlamı yıldız tekeridir. İlk kullananlar MÖ Hipparchus ve Batlamyus’a kadar uzanıyor. Ne işe yarıyor diye sorarsanız yıldızların konumunu ölçmeye yarar ve aynı zamanda yerel zaman biliniyorsa o yerin enlemini bulmaya yarar. Müslüman dünyası altın çağında bu aleti çok kullanmıştır. Çünkü namaz zamanlarını ve kıbleyi en net bu şekilde saptamak mümkündür. Küresel astronomide bir tür hesap makinesidir aynı zamanda. Orta çağda Müslüman gökbilimciler usturlaba yeni özellikler eklemişler.

Bugün zaman ve mekân ile ilgili olarak aklınıza gelebilecek her şeyin ölçümüne yarayan bu alet çok öncelerden beri yapılıyordu. Meryem el Usturlap ise bunu bir adım ileriye götürmüştü. Dünya etrafını paralel ve meridyenlere bölerek açısal hesaplamaları getirmiş bununla birlikte denizcilik konusunda bir çığır açmıştır. Aslında hiç deniz görmemişti ama tüm hesaplamaları okyanus üzerineydi.

Öte yandan geliştirdiği usturlap sayesinde arazi ölçümleri daha da kolaylaşıyordu. Sınır kavramına yeni bir yöntem geliştiriyor ve arazi ölçüm sistemini yeni bir şekilde kullanıyordu. Bugün ki ölçümlerle bile kıyaslandığında sıfıra yakın hatası olan bir ölçüm sistemini geliştirmişti.

Geliştirdiği bu yeni Usturbab modern denizciliğin temelini attı. Coğrafi keşifler sırasındaki uzun deniz yolculukları başta olmak üzere birçok deniz aşırı seferin alt yapısı onun sayesinde gerçekleşmişti.

İçerik Sahibi
Diğer İçerikleri: Serhat Doğan

Büyük İşgal ve Soykırım

Yok Edilen Millet Çin’in bölgedeki işgal faaliyetleri Çin...
Devamını gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir