Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

Bazen bir insanla karşılaştığımız daha ilk an onun hakkında bize bir fikir verebilir. Bu an o kişiye karşı hissiz hissetmemize sebep olabildiği gibi iç dünyamızda sarsıcı depremler de yaratabilir. O ilk anlar kıymetlidir. Peki, bir kitapla ilk karşılaşmamızda da hiç böyle hislere kapıldığımız olur mu?

“Bir Ömür Nasıl Yaşanır” isimli kitapla ilk olarak 2019 yılında Erzurum’da ki bir kitap fuarında karşılaştım. İlber Ortaylı her ne kadar oldukça popüler bir araştırmacı yazar olsa da, daha öncesinde kendisinin hiçbir kitabını okumamıştım. Ancak o gün fuarda popüler bir insanın kitabını görmek yalnızlığıma iyi gelmişti. Kitabın bulunduğu standa doğru çevik bir hamle yaparak kalabalık arasından sıyrılıp kitabı elime aldım ve incelemeye başladım. Kitabın kapağı bazılarına karışık ve boğucu gelse de; resimler, fotoğraflar ya da sayılar yerine bir kitap kapağında harfleri görmekten oldukça memnundum. Beğendim. İşte o ilk an içimde sıcacık ve aydınlık bir güneş doğdu. Ama kitabı açıp da içeriğinde bir söyleşi olduğunu görünce hayal kırıklığına uğradım. Beklediğim bu değildi. Aslında biraz da böyle olmamasını istiyordum çünkü ben söyleşi türünde kitapları okumayı pek beceremem. Ne yapsam da genelde sonunu getiremem. Bu hayal kırıklığı ile fuarı gezmeye devam etmiş ardından da farklı kitaplarla ayrılmıştım.

Bir süre sonra aynı kitapla yeniden karşılaştım. Bu karşılaşmayı ve hatta bu yazıyı “Storytel” girişimine borçluyum. Söyleşi türünde bir kitabı okumak benim için belki zordu ama acaba dinlemek nasıl olurdu? Denedim ve mutluyum.

İlber Ortaylı’yı şehirlerarası bir yolda araç kullanırken dinledim. Evde oturmuş uzakları seyrederken dinledim. Bazen de yolda yürürken dinledim. “Bir Ömür Nasıl Yaşanır” kitabını çok ama çok beğendim.

Hayat yolunda yürürken bazen önemli virajları hızlı ve farkında olmadan almamız gerekebiliyor. Bu kitabı en çok da bu yüzden beğendim. Çünkü İlber Ortaylı deneyimleriyle bizleri aydınlatırken günümüz dünyasına da kendi bakış açısıyla aydınlatarak önümüzü daha net görmemizi, bazı önemli zamanları geç olmadan fark etmemizi sağlıyor. Hayatına anlam katmaya çalışan bir insanın “iyi ki” ve “keşke” leri ile karşılaşıyor; “belki bir gün” lerini öğreniyorsunuz. Bu benim çok hoşuma gitti. Bu yüzden “Bir Ömür Nasıl Yaşanır” ısrarla tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu.

Şimdi geriye dönüp de bu kitapla olan ilk karşılaşmamı hatırladığımda sanki eninde sonunda onunla yollarımızın kesişeceğini biliyormuşum gibi hissediyorum. O gün fuar çıkışında sanki o kitabı orada bırakmış olmanın verdiği huzursuzluğu içimden hiç atamamışım diyorum. Bazıları için anlaşılmaz olsa da kitabı “Storytel” uygulaması ile dinlemiş olmama rağmen sonradan ayrıca satın alıp kütüphaneme ekledim. Sanırım beni sadece kitaplarla olan ilişkilerini, insanlarla olan ilişkilerinden daha huzurlu sürdürebilenler anlar.

İçerik Sahibi
Diğer İçerikleri: Selami Öktem

Edebiyat ve Patates Turtası Derneği

Düşünce dilden, dil düşünceden doğar.Eflatun Gelişmiş ülkelerin hemen...
Devamını gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir