ELVEDA GÜLSARI

Havvanur Şimşek

Bu kitapla kaç yaşında tanıştım, kaç defa yarıda bıraktım bilmiyorum. Fakat zamanla anlıyorum ki bazı adımlar atmak ve bazı kitapları okuyabilmek için gerçekten yetişmek gerekirmiş. Bu gerek maneviyat gerek alışkanlık kazanmak anlamında olsun, böyleymiş.

Yazarımız bizi çok samimi ve sıcak bir üslupla aynı zamanda kalbimize dokunacak cümlelerle karşılıyor. Sanıldığı gibi yavaş ilerleyen bir kitaptan ziyade olaya kapılınca fazlasıyla akıcı da. Zamanında önyargıyla başlamışım anlaşılan.

“Karanlık bir gece ve yolun ortasında kalmış iki can: Yaşlı bir adam ve yaşlı, bitik bir at.” Attan ziyade bir yoldaş… Tanabay ile ikisine baktığımda aslında tek bir kalp görsem de okudukça anladım ki Tanabay’ın canından bir can da Çora’ya aitmiş. Yek bir vücut imiş Tanabay ve Çora. Bunu en çok da Tanabay’ın öfkeyle dolu gibi gözüken kalbinin Çora’nın ölümünde titrediği, ağıtlar yaktığı zaman ve Gülsarı’yı her gördüğünde iç çekişinde anladım. Evet nefret ve sevgi aynı kalpte barınamaz demiştim. Fakat içi sürekli pişmanlıkla dolu ve ömrünü bir hiç uğruna tüketmiş olduğunu düşünen biri için, kalbinde nefretten ziyade öfke olurdu bence. Çünkü Tanabay ne zaman nefret duyduğunu hissetse sonrasında pişman olurdu. Bu yüzden çevresine de bu yersiz öfkesine de sürekli sinirliydi. Kendisi ile kavgalıydı bir bakıma.

“Ben ne uğruna hayatımı adamış, ne uğruna canımı dişime takarak çalışmışım?”

“Gülsarı Tanabay’ın sesini işte bu kış tanıdı ve bir daha ömrü boyunca unutmadı.”

“Ah taypalma yorgam!”

İnsan, ömrünün en güzel zamanlarında duyduğu sesi, gördüğü bir yüzü hiç unutamazken sen nasıl unuturdun ki? Hele ki o sana şefkat, sen ona sadakat göstermişken…

Yolun sonuna geldiğinde ise “Hayat dediğin bu işte, bir gün bitiverir.” diyordu Tanabay.

Öyle ya, insan ne kadar zorlu bir ömür geçirmiş olursa olsun son anlarında aklına gelen yine dostları ve yoldaşları olurdu.

Sahi ömrün bütün anları, kitaplarımızın sayfalarını her çevirişimizde geride kalan cümleler gibi değil mi? “Bizim devrimiz geçmiş Gülsarı. İkimiz de kocadık. Artık kime ne yararımız olur? Bende güç kalmadı. Sonumuza varan yol, evimize varan yoldan daha kısa artık…” Ve nihayette bu sondan kaçılamazdı. Ömür her anı tükettiği gibi canları da tüketir elbet!

Elveda Gülsarı.

“Ama ben yaşadıkça sen hiç ölmeyeceksin Gülsarı. Çünkü her zaman hatırlayacağım seni. Senin ayak seslerin kulağımda en güzel bir ezgi gibi kalacak…”

İçerik Sahibi
Diğer İçerikleri: HerfeneSanat

DENEMELER

Havvanur Şimşek Hepimize fazlasıyla tesir eden kitaplar vardır....
Devamını gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir