Adam Sorunu

Kar mücadelesinde, liman, ya da yol inşaatlarında çalıştırılan araçlar vardır. Kamu kuruluşlarında büyük sıkıntılar içindeki devlet bütçesinden döviz karşılığı milyonlarca liraya satın alınan araçlar. Çalıştıkları zaman bir saatte, binlerce lirayla ölçülebilecek iş görürler devlete, ya da halka. Ama bir kaç yüz lirayla alınabilecek bir eksik parça yüzünden günlerce yatar o güçlü araçlar. Boşuna akıp giden zaman ve enerjiye dönüşmeyen güçten doğan zarar devletindir, halkındır.

Bu durum karşısında iki tür kamu yöneticisi, iki tür sorumlu vardır. Biri “eksik parçanın sağlanması için ilgili üst kuruluşa yazdık” deyip oturan yönetici, diğeri yapıcı, yaratıcı, gücünü ortaya koyan ve eksik parçayı yerel olanaklarla yaptırıp, hiç olmazsa orijinali gelinceye kadar aracı çalıştıran yönetici.

Bir yatılı okulda yönetici değişmiştir. Çamaşır makinesinin çalışmadığını görür. Çağırır işçileri “Niçin çalışmıyor bu” diye sorar. “Bozuk efendim” yanıtım verirler. Soru yinelenir, “Ne kadar süreden beri”. Yanıt, “İki yıldan beri, efendim”

Yönetici emir verir. “Bas şu elektrik düğmesine” Basarlar. Çamaşır makinesi çalışmaya başlar. Şaşırır işçiler. Kol sıkışmıştır yalnızca. Biraz oynayınca kolla, sıkışıklık gider ve çalışır makine.

Sözü Bayburt Devlet Hastanesine getirmek istiyorum. Tümü yarım milyon lirayı bulmayan bir onarım yapılmış hastanede. Daha önce Gümüşhane ve Kelkit Hastanelerinde yapıldığı gibi. Sanki yeniden yapmışsınız hastaneyi. Hastane Başhekimi Nisaiye Mütehassısı sayın Dr. Turgut Genç açılışa gelenlere açıklıyor:

“Burası dahiliye kadın koğuşu, burada doğum hastaları yatıyor, bu araçla tıbbî aletleri sterilize ediyoruz, bu ameliyat masası, bu tadilatı, odayı daha kullanışlı hale getirmek için yaptık. Şu koltuk ve sehpalara yalnız cila vurdurduk ve temizlettik, yeni gibi oldu.”  Açıklamalar sürüyor. Yeniden işlerlik kazandırılmış hastaneye. Her taraf pırıl pırıl ve tertemiz. Yatan hastalar mutlu, halk mutlu, öyle okunuyor yüzlerinden. Başhekim, devletin katkısının yanı sıra Sağlık Hizmetleri Geliştirme Derneği aracılığıyla halkın katkısını da sağlamış.

Hastaneyi gezerken eksik bir parça yüzünden bu fakir halkın kesesinden oluşan devlet bütçesine milyonlarca liraya mal olan liman inşaatında yolda çalışan aracı yatıran yönetici geldi ak­lıma. Yatılı okulda tıkır tıkır işleyen çamaşır makinesini bozuk diye iki yıl çalıştırmayan okul müdürünü düşündüm. Elektrik sigortasındaki bir teli değiştirmek yerine ev halkını günlerce karanlıkta bırakmayı yeğleyen kişiler geçti gözlerimin önünden.

Türk ulusu; bilgisi, becerisi, yaratıcı gücü diğer uluslardan geri olmayan bir ulustur. Ama lütfen, devlet olarak, hükümet olarak, kimleri nerelerde çalıştıracağımızı bilelim. Tüm aksaklıkların altında yatan neden, adam sorunudur.

Türkiye’de adamı yerine koydunuz mu, her şey düzelecek.

02 Mart 1979 (Kuşakkaya Gazetesi

Tags from the story
, , , ,
İçerik Sahibi
Diğer İçerikleri: Turan Tuğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir